HERKONU FORUM SİTESİ

Herkonu Forum Sitesi'ne Hosgeldiniz.



Ailemize katilmak ister misiniz ? glsme

HERKONU


    Kızıl Hastalığı

    Paylaş
    avatar
    Herkonu Forum Sitesi
    Admin
    Admin

    Kayıt tarihi : 26/01/08
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 1543
    Burç Sembolü : Burcunuzun Sembolü Lütfen
    Medeni Durumu : Evli
    Yasaklanma Sebebi Yasaklanma Sebebi : ---
    Sevdiğim Sözler Sevdiğim Sözler : Söylemediğin sözün hakimi,
    söylediğin sözün mahkumusun.
    ________________________

    Alim konuşuyorsa ; Bilirim susmasını ,
    Zalim konuşuyorsa ; Bilirim susmamasını !
    Cahil konuşuyorsa ; Bilirim susturmasını ,
    Bilmediğim konuda ; Bilirim konuşmamasını..
    _______________________

    Körden DeğiL!! Nankörden,
    YüzSüzden DeğiL!! 2 YüzLüden,
    Tipi Bozuk OLandan DeğiL!! Sütü Bozuk OLandan Kork...
    _______________________

    Ne kimseyi bir Hırs UğRuna Satarım..
    Ne de Kimseye yaLakaLık Yaparım..
    Ben Sadece,
    Bendeki doğruLarı Yaşarım..!.
    Site Puanı Site Puanı : 1337
    Rep Puanı Rep Puanı : 32

    Kızıl Hastalığı

    Mesaj tarafından Herkonu Forum Sitesi Bir Çarş. 18 Kas. 2009, 3:09 pm

    Kızıl (Scarlet Fever) deride kırmızı kabar­cıkların oluşmasıyla beliren, akut, bulaşıcı, döküntülü bir hastalıktır. Etkeni A grubu hemolitik streptokok denen mikroplar ve onların toksinleridir. Beş ile altı yaş ara­sındaki çocuklarda, çoğunlukla sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür. Bir yaşından küçük çocuklar, ender olarak bu hastalığa yakalanabilirler. Belki de bu durum, on­ların kanında annelerinden aldıkları, ko­runmayı sağlayan bağışıklık cisimlerinin yani antikorların bulunmasından kaynak­lanır. Hastalığın kuluçka devresi yaklaşık olarak 3-5 gündür. Hastalıklı kimseyle ilişkide bu­lunduktan 1-2 gün sonra şiddetli boğaz ağrısı (tonsillit, farenjit), bulantı, kusma ve titreme gibi belirtilerle başlar. Nabız yükselir, ateş 40C°’a çıkar ve çocukta şid­detli başağrısı görülebilir. Çene altı lenf bezlerinin şiştiği görülmüştür. Döküntüler çoğunlukla göğüste ve boyun­da görülen, sonradan da bütün vücuda yayılan, küçük, parlak, kırmızı noktacık­lardır. Lekelerin çokluğu ve sıklığı sanki kırmızı mürekkep sürülmüş gibi bir görün­tü verir. Lekelerin, yüzden çok vücudu et­kilemesine rağmen yüksek ateş nedeniyle lekeler yüzde de görülür. Ancak kızamık-takinin aksine ağız çevresinde leke bulun­maz. Bu durum, ikküç gün sürebileceği gi­bi,cildin normal rengini yeniden kazanması bir hafta ya da daha fazla sürebilir. Kızılın görülmesinden on gün ya da iki hafta son­ra, deri soyulmaya başlar. Elde ya da ayakta deri soyulmaya başlar veya kabuk halinde düşer. Dişler, tırnaklar ve zaman zaman da saç gibi, vücudun bütün kısım­ları bundan etkilenir. Dil, kırmızı-beyaz be­nekli ve şiştir. Bu duruma ağaç çileği dili denir.
    Kızıl, damlacık enfeksiyonu ile ya da has­talıklı kişinin salgılarıyla doğrudan temas yoluyla geçer. Hastanın burnundan ya da boğazından gelen salgıları taşımadıktan sonra, soyulan deri zararsızdır. Kızıl, öteki döküntülü hastalıklara kıyasla genellikle hafif bir enfeksiyon şeklinde seyrederse de, tehlikeli komplikasyonlara yol açabilir. Hastalığın erken komplikas-yonları sinüzit, orta kulak iltihabı, periton-silerapse, pnömoni, ampiyem, perikardit, artrit ve menenjittir. Hastalığı geçirdikten 2-3 hafta sonra görülen böbrek hastalığı (akut glomerulonefrit) veya akut romatiz­ma ise streptokoklara karşı aşırı bir du­yarlık sonucu meydana gelmiş gec komp-likasyonlardır.
    Birçok kişi hayatlarında daha önce hafif bir şekilde kızıl geçirmişlerdir. Ancak has­talığa yanlış teşhis konulmuş ya da hiç farkedilmemiştir, ama kişi bağışıklık ka­zanmıştır. Bu da kızılın neden öteki has­talıklardan daha hafif olarak kabul edil­diğinin bir kanıtıdır. Hastalığı çok hafif bile olsa bir defa geçirmek insana hayat boyu bağışıklık kazandırır. Streptokok toksininin bir miktarı kızıl ge-çir-memiş bir kişiye enjekte edilirse, deride bir kırmızılık (eritem) meydana gelir. Bu teste Dick testi denir. Hastalığa bağışık­lığı olmayan kimselerde ise eritem olmaz, yani Dick testi negatiftir. Dick testi pozitif olanlara koruyucu olarak kızıl aşısı yapı­labilir. Kızılın yayılmasını önlemede en et­kili yol, özellikle burundan, boğazdan ya da kulaklardan gelen akıntının aktif oldu­ğu devrelerde, hastalıklı kişilerle temas edilmemesidir. Ateş devam ettiği sürece hafif bir diyet önerilir. Hastaya ateş düştükten sonra, deride soyulma başlayıncaya kadar sulu besinler verilmeli, daha sonra, vitamin, mi­neral ve protein bakımından zengin besin­ler, süt ve yeşil sebzeler diyete eklenme­lidir. Hastalığın tedavisi anitibiotik (peni­silin) ile yapılır. Genellikle hastanın soğuk­tan korunarak, yatakta en az üç hafta kal­ması sağlanır. Derinin dökülmesi arasında ılık suyla sünger banyosu yaptırılabilir. Boğaz ağrısını geçirmek için ateş düşürü­cü ve ağrı kesiciler (Aspirin, piramıdon) ve” boğaz antisepsisi için gargara yararlı ola­bilir. Hastaya bakan kişi mikroplara sürekli maruz kalacağından kızıl geçirmiş biri ol­ması tercih edilir.
    Penisilinin bulunuşundan sonra kızılın teh­likesi azalmıştır.

      Forum Saati Paz 20 Ocak 2019, 7:22 pm